Şanlıurfa’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında şef ve mutfak araştırmacısı Ömür Akkor, Neolitik Çağ’da Mezopotamya’da yaşayan insanların beslenme alışkanlıklarını günümüze taşıyan özel bir menü hazırladı. Karahantepe’de yürütülen çalışmaların çıktısı olan bu menü, festival sürecinde tanıtılırken, 12 bin yıl öncesine ait yemeklerin arkeolojik veriler ve saha araştırmalarıyla yeniden yorumlanmasıyla oluşturuldu.
12 BİN YILLIK MUTFAK KÜLTÜRÜ YENİDEN YORUMLANDI

Akkor, yaklaşık 5 yıl süren Taş Tepeler çalışmalarından elde ettiği bulgularla hazırladığı menüde, dönemin temel besinleri olan buğday, bakliyat ve otları öne çıkardı. Şanlıurfa’nın yerel buğdayından yapılan ekmekler, koyun yoğurdu, buğday lapası ve kuzu etleriyle oluşturulan seçki, tarihsel beslenme biçimlerini günümüz mutfağına taşıdı. Usta şef Ömür Akkor, “Taş Tepeler’de ekmeği orijinal buğdayla yeniden yaptık. O dönemde bir ekmek değil, fırıncılık pratiği vardı” sözleriyle üretim çeşitliliğine dikkat çekti.

ANADOLU’NUN HAFIZASI SOFRAYA TAŞINDI

Araştırmalarında “Nasıl pişiriyorlardı?” sorusunu merkeze aldığını belirten Akkor, dönemin yemeklerini hem çiğ hem de pişirilmiş tekniklerle yeniden kurguladığını ifade etti. Mezopotamya insanının doğayla uyumlu yaşam biçimine vurgu yapan mutfak araştırmacısı Akkor, bu coğrafyanın yalnızca bir beslenme alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel hafıza taşıdığını dile getirdi. “Bu coğrafyada olmak büyük bir nimet” diyen Akkor, Taş Tepeler’in dünya gastronomisi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirtti.