Türkiye Innovation Week 2026 kapsamında hazırlanan Creative Tech Zone sergisi, sanat ile teknolojiyi aynı alanda buluşturdu. Ayşe Demirci küratörlüğündeki sergide yapay zekadan biyolojiye, nörobilimden sürdürülebilirliğe uzanan çalışmalar ziyaretçilere sunuldu.
İNSAN VE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ SINIRLAR SORGULANIYOR
Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Innovation Week 2026, bu yıl “Humanity 6.0-İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla gerçekleştiriliyor.
Etkinliğin Creative Tech Zone bölümünde yer alan eserler; insan, makine, duygu ve zeka arasındaki değişen ilişkiye odaklanıyor. Beden ile veri, doğal ile yapay arasındaki sınırları ele alan çalışmalar, teknolojinin insan yaşamı ve yaratıcılık üzerindeki etkisini farklı açılardan deneyimleme imkanı sunuyor.
YAPAY ZEKA, BİYOLOJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AYNI SEÇKİDE
Sergide Parker Heyl ve Mac Van Dam'ın “Cosmobloom”, Hüseyin Aksoylu'nun “Manyetik” ve Uğur Acil'in Balloon “Kendi İçimde Döndüm Dolaştım” çalışmalarının da aralarında bulunduğu çok sayıda eser yer alıyor. Seçkide insanın dijital dünyayla kurduğu bağın yanı sıra biyolojik süreçler ve doğanın teknolojiyle kesiştiği noktalar da işleniyor.
YAPAY ZEKA SİNEMADA YENİ ANLATIM ALANLARI AÇIYOR
Creative Tech Zone'un AI Cinema Stage bölümünde Can Büyükberber, Gökay Gedik ve Bora Somunoğlu'nun yapay zeka tabanlı çalışmaları bir araya getiriliyor. Hareketli görüntü ve sinema üzerinden hazırlanan eserler, insan yaratıcılığı ile üretken teknolojiler arasındaki ilişkiyi incelerken yapay zekanın görsel anlatımda sunduğu yeni imkanlara odaklanıyor.
ZİYARETÇİLER DENEYİMİN PARÇASI OLUYOR
Creative Tech Zone yalnızca eserlerin izlendiği bir sergi olarak değil, ziyaretçilerin de sürece dahil olduğu etkileşimli bir alan olarak tasarlandı. Hareket, beden, algı ve biyolojik veriler üzerinden şekillenen çalışmalar, teknolojinin ilerlemesiyle insan olma deneyiminin nasıl değiştiğine ilişkin soruları gündeme getiriyor.